T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/.... Esas - 2026/....
T.C.
SAKARYA
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2025/
KARAR NO: 2026/
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLLERİ: Av.
Av.
DAVALI :
VEKİLLERİ: Av.
Av.
Av.
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 23/09/2025
KARAR TARİHİ: 24/09/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH: 25/09/2026
Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali Davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu md. 297/1(c)'ye uygun şekilde, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, konuyla ilgili mevzuat hükümleri ve yargısal içtihatlar, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri içerir şekilde hüküm verilerek,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
I-) Tarafların İddia ve Savunmalarının Özeti
Davacı tarafın özetle iddiaları; davalı borçlu şirket ile davacı şirket arasında hukuken geçerli ve eleman teminine ilişkin bir sözleşme düzenlendiği, davacı şirketin davalı şirketle alt-üst işveren ilişkisi bulunduğunu, davalı şirket bünyesinde çalışan bir personelin iş kazası geçirmesi sonucu kazazede, geçici iş göremezlik ödeneği talebiyle Sosyal Güvenlik Kurumu'na başvurduğunu, işbu başvuru üzerine, SGK tarafından, davalı BCS Firmasına 5510 sayılı Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 102. Maddesi gereğince 240.030,00 TL idari para cezası yaptırımı uygulandığını, davalı şirketçe ödeme yapılmadığını, söz konusu borcun, davalı alt işverenin tamamen kendi kusurundan kaynaklandığı anlaşıldığını, ancak davalı şirket yetkilileri ile iletişim kurulamamış olup, gerek sözlü gerek yazılı şekilde yaptıkları bildirimlere dönüş alınamadığını, davalı şirket tarafından söz konusu borç ödenmediğini, İş Kanunu’nun madde 2/6 uyarınca, davacı şirketin iş süreçlerinin aksamaması ve hak kaybına uğramaması için idari para cezası davacı şirket tarafından davalı şirket nam ve hesabına ödendiğini, davalı şirket tarafından gerçekleştirilen söz konusu 245.334,95 TL tutarlı ödemenin alt işveren konumunda olan BCS Firmasının sorumluluğunda olması nedeniyle davalı şirket aleyhine Sakarya .... İcra Dairesinin 202../... E. Sayılı dosyası kapsamında icra takibi başlatıldığını, ancak davalı-borçlu şirket tarafından hiçbir mesnede dayanılmaksızın borca itiraz edildiğini belirterek davalının takibe yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, davalının %20' den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafın özetle savunmaları: dava SGK'ya ödenen idari para cezasına ilişkin olup, rucüen tazminat davası olduğunu, bu yönü ile dava Asliye Hukuk Mahkemesinde açılması gerektiğini, dolayısıyla davanın görev nedeni ile reddi gerektiğini, davalı şirket ile davacı arasında destek hizmetleri alt taşeronluk sözleşmesi mevcut olduğunu, davalı sadece davacıya, davacının iş yerin de çalışması için elaman sağlamakta olup, bunun haricinde müvekkilin davacı iş yerinde herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, yaşanan iş kazası davacının iş yerinde meydana geldiğini, davacının iş yerinde meydana gelen bir iş kazası nedeni ile SGK tarafından istenen belgeler temin edilemediğini, davalının, davacının iş yerinde yaşanan kazaya ilişkin hiç bir sorumluluğu ve dahli bulunmadığını, davalı sadece işçiyi davacıya temin eden olup, bunun dışında iş yerinde yaşanan kazaya ilişkin hiç bir bilgisi ve etkisi olmadığını, dava konusu idari para cezasından SGK kayıtları ile sabit olduğu üzere davacı firmanın sorumlu olduğunu, çünkü davaya konu idari para cezası SGK kayıtlarında davacıya ait olduğu ortaya çıktığını, davacının kendi idari para cezasını ödemesi nedeni ile huzurdaki davayı açmakta hukuki hiç bir yararı bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
II-) Dava Türü ve Tarafların Anlaştıkları - Anlaşamadıkları Hususlar
Dava; taraflar arasındaki asıl işveren - alt işveren ilişkisi nedeni ile, davalı bünyesinde sigortalı, davacı şirket iş yerinde çalışan işçinin geçirdiği iş kazası nedeni ile SGK tarafından düzenlenen idari para cezasının davacı tarafça ödenmesi ve davacı tarafça ödenen idari para cezasının davalıdan rücuen tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Uyuşmazlık konusu idari para cezası, davalı şirket ile davacı şirket arasında akdedilen taşeronluk sözleşmesi kapsamında, davacıya temin edinen işçinin iş kazası geçirmesi üzerine SGK tarafından idari para cezası düzenlendiği ve düzenlenen cezanın davacı şirket tarafından ödendiği hususu ihtilaf konusu değildir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; mahkememizin görevli olup olmadığı, ödenen idari para cezasından kimin sorumlu olduğu, davacının davayı ikame etmede hukuki yararının bulunup bulunmadığı, idari para cezasından davalı taşeronun sorumlu olup olmadığı hususlarındadır.
III-) Çekişmeli Vakıalar Hakkında Toplanan Deliller
Davacı şirket ile davalı şirket arasında taşeronluk sözleşmesinin bulunduğu; bu sözleşmenin 2.8 maddesi gereğince, Yüklenicinin verdiği hizmet ile ilgili olarak gerek kendisi gerekse kendi personelinin sosyal güvenlik kurumu maliye belediye ilgili Bölge Müdürlüklerine kendi iş yerinin tescili işlemleri de dahil olmak üzere tüm diğer mercileri yapılması gerekli ve yapılacak beyanlar ile her türlü vergi resim harç mükellefiyet iş sağlığı ve güvenliği kanunu ve bağlı mevzuat iş kanunu iş güvencesi sosyal Sigortalar kanunu çerçevesinde kendisine tahammül olunan vecibe ve yükümlülükler ile (ki bunların başlıcaları ücret, fazla mesai ücreti, yıllık izin ücreti, hafta tatili ücreti, genel tatil ücreti kıdem ve ihbar tazminatı iş güvencesinden doğan tüm hukuki ve mali hakların ödenmesi, SSK primlerinin gelir vergilerinin ödenmesi) ile kendisinin ve veya personelinin hatalı noksan ve kusurlu işlemlerinden dolayı hasıl olacak maddi ve manevi zarar ziyan ve tahakkuk edecek cezaların tümüyle yüklenicinin sorumlu olduğu şeklinde düzenleme mevcuttur.
Mahkememiz ara kararı gereğince bilirkişi raporu aldırılmış, alınan rapordan özetle; "...İcra takibine konu kurum tarafından 5510 sayılı kanunun 102/e-1 maddesi gereğince 2024/9 dönemine 240.030,00 TL idari para cezası gecikme zammıyla birlikte 245.334,95 TL olarak davacı tarafından ödendiği kurum yazı cevabı ve icra dosyasında bulunan ödeme dekontu ile sabittir. İdari para cezasına sebep olay incelendiğinde; alt işveren ....AŞ'nin yasa gereği tutmak ve saklamak ile yükümlü bulunduğu defter ve belgeleri kısmi olarak ibraz ettiğinden / eksik ibraz etmesi nedeni ile 5510 sayılı Kanunun 102. Maddesinin e-i alt bendine göre idari para cezası uygulandığı anlaşılmaktadır. Meydana gelen iş kazasında; işveren ve alt işveren birlikte sorumlu olduğundan her biri ayrı ayrı olmak üzere % 30' ar oranında kusurlu oldukları kanaatine varılmıştır. Aralarındaki sözleşmeye gereği, “Yüklenici çalışanların iş sağlığı ve güvenliği kurallarına uygun davranacağına kabul beyan ve taahhüt eder. Yüklenicinin ve veya çalışanın iş sağlığı ve güvenliği kurallarına uymaması sebebiyle çalışanın kendisine bir başka çalışana işverenin çalışanların üçüncü şahısları ve veya iş yerine bir zarar gelmesi durumunda yüklenici sorumlu olacaktır. Böyle bir durumda işverenin doğacak tazminatlar ve yasal yükümlüler bakımından yüklerniciye rücu hakkı saklıdır. İş kazası halinde yüklenicinin bildirim yükümlülüklerini yerine getirmemesinden kaynaklanan tüm cezayı yaptırım ve/veya vaptırımlardan yüklenici sorumlu olacaktır” denildiğinden, ödenen tutarın alt işverenden tahsil edilmesi yoluna başvurduğu anlaşıldığından, hem idari para cezasının kaynağının alt işveren .....AŞ olması hem de aralarındaki sözleşmede yükümlülüğünün alt işveren ....AŞ'ye verilmesi nedeni ile 245.334,95 TL tutarındaki ödemenin sorumluluğunun alt işveren ....AŞ olduğu değerlendirilmiştir. Dava konusu ödemenin yasa gereği tutmak ve saklamak ile yükümlü bulunduğu defter ve belgeleri kısmi olarak ibraz ettiğinden/eksik ibraz etmesi nedeni ile 5510 sayı Kanunun 102. Maddesinin e-1 alt bendine göre idari para cezasından kaynaklandığı anlaşılmakta olup, iş kazasında tespit edilen kusurdan kaynaklanmamaktadır. Bu sebeple ödenen idari para cezasının tamamını talep etme hakkı bulunmaktadır. Sakarya İcra dairesine gönderilmiş Sakarya 3.İcra Dairesi 2025/11082 Esas sayılı dosyası ile talep edilen miktarın 245.334,95TL olduğu görülmekte olup, davacı tarafından SGK ya yatırılan miktarla aynı tutar olduğu görülmekle tamamını talep edebileceği kanaatine varılmıştır..." şeklindedir.
IV-) Konuyla İlgili Mevzuat Hükümleri Ve Yargısal İçtihatlar
Türk Borçlar Kanununun;
1. maddesi "Sözleşme, tarafların iradelerini karşılıklı ve birbirine uygun olarak açıklamalarıyla kurulur."
26. maddesi ''Taraflar, bir sözleşmenin içeriğini kanunda öngörülen sınırlar içinde özgürce belirleyebilirler.''
V-) Sabit Görülen Vakıalar, Bunlardan Çıkarılan Sonuç ve Hukuki Sebepler
Somut olayda, tarafların da kabulünde olduğu üzere, taraflar arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi mevcut olduğu, uyuşmazlığa konu idari para cezasının iş bu ilişki sonucu, davacının iş yerinde çalışan, davalının sigortalısı olan işçinin iş kazası geçirmesi sonucu yapılan denetimde davalının yasa gereği tutmak ve saklamak ile yükümlü bulunduğu defter ve belgeleri kısmi olarak ibraz ettmesi / eksik ibraz etmesi nedeni ile 5510 sayılı Kanunun 102. Maddesinin e-i alt bendine göre idari para cezası düzenlendiği ve davacı tarafça ödendiği dosya kapsamı ile sabittir.
Davacı kurum ile davalı firma arasında hizmet alımına dair sözleşmelerin düzenlendiği, bu sözleşmenin ilgili maddeleri gereğince, İş kazası halinde yüklenicinin bildirim yükümlülüklerini yerine getirmemesinden kaynaklanan tüm cezayı yaptırım ve/veya yaptırımlardan yüklenici sorumlu olacaktır.
Asıl işveren tarafından ödenen idari para cezasının; yüklenici davalının yasa gereği tutmak ve saklamak ile yükümlü bulunduğu defter ve belgeleri kısmi olarak ibraz ettmesi / eksik ibraz etmesi ve sözleşmede yüklenicinin bildirim yükümlülüklerini yerine getirmemesinden kaynaklanan tüm cezayı yaptırım ve/veya yaptırımlardan yüklenici sorumlu olacağına dair sözleşmede hüküm bulunması hususları nazara alındığında davacı işverenin ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir.
Tüm bu açıklanan nedenlerle ve dosya kapsamına göre: davacı asıl işverenin dava dışı kuruma ödediği idari para cezası alacaklarından dolayı davalı yükleniciye rücu edebileceği sonucuna varılarak davanın kabulüne, icra inkar tazminatı talebinin ise alacak likit olmaması sebebi ile yasal şartları oluşmadığından reddine dair aşağıdaki gibi karar verilmiştir.
HÜKÜM (Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere):
1-Davanın KABULÜ ile;
Davalının Sakarya .... İcra Müdürlüğü'nün 20../.... E. esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın İPTALİ ile,
Takibin asıl alacak üzerinden aynen devamına,
İcra inkar tazminat talebinin reddine,
2-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 16.758,83-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 2.963,04-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 13.795,79-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T.'e göre hesaplanan 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan; 615,40-TL Başvuru Harcı, 2.963,04-TL Peşin/nisbi Harcı, 30.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 146,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 33.724,44TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE,
6-Arabulucuk ücreti olan 4.600,00-TL'nin davalıdan alınarak Hazineye İrad Kaydına,
7-Gerekçeli kararın HMK 321/2 md gereği taraflara tebliğine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı
Katip
e-imza
Hakim
e-imza