T.C.
DİYARBAKIR TÜRK MİLLETİ ADINA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLLERİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 02/12/2025
KARAR TARİHİ: 18/09/2026
KARAR YAZIM TARİHİ :
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının, dava açmadan önce davalı sigorta şirketine başvuruda bulunduğunu ve arabuluculuk görüşmelerinden sonuç alınamadığını, müvekkili adına tescilli aracın Diyarbakır ilinde seyir halindeyken davalı şirketçe zorunlu mali sorumluluk sigortası ile güvence altına alınan başka bir aracın karıştığı kaza sonucu hasar gördüğünü, kaza tespit tutanağına göre sigortalı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda tam kusurlu olduğunu, onarım için düzenlenen fatura bedelinin 37.208,06 TL olduğunu, araçta meydana gelen değer kaybının ZMSS genel şartları kapsamında güvence altında bulunduğunu ve zararın davalı şirketçe karşılanması gerektiğini ileri sürerek, davalı şirkete müzekkere yazılarak sigorta poliçesine ve kazaya ilişkin evrakların ilgili şirketten istenmesini, araçta oluşan değer kaybı bedeli için 100,00 TL değer kaybı kaza tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faiziyle davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep etmiştir.
Dava dilekçesi ve tensip zaptı ekli meşruhatlı davetiye, davalıya usulüne uygun şekilde tebliğ edilmiş, davalının süresi içinde cevap dilekçesi sunduğu görülmüştür.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının belirlenebilir nitelikteki alacak için belirsiz alacak davası açmasında hukuki yararının bulunmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalısının kusur oranı ile sınırlı olduğunu, kazanın meydana gelmesinde davacının asli kusurlu olduğunu ve sigortalı aracın kusur durumunun net olmadığını, davacı aracının geçmiş hasar kayıtlarının ve kaza öncesi durumunun Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'nden araştırılması gerektiğini, daha önce aynı bölgeden hasar almış olması halinde değer kaybı talep edilemeyeceğini, hasarın değer kaybı doğurmayacak parçalarda olup olmadığının ve teminat dışı hallerin bilirkişi marifetiyle incelenmesi gerektiğini, mükerrer ödemenin ve sebepsiz zenginleşmenin önlenmesi adına davacının kasko şirketinden ya da kazaya karışan diğer ilgililerden herhangi bir ödeme alıp almadığının tespit edilmesinin icap ettiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, maddi tazminat davasıdır.
Davacı vekili, müvekkiline ait .....plakalı aracın .....tarihinde karıştığı maddi hasarlı kaza nedeni ile uğramış olduğu değer kaybının tazmini için 100,00 TL belirsiz alacağın, kaza tarihinden itibaren işleyecek en yüksek faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde davacının belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararının olmadığını ileri sürmüş ise de dava tarihinde HMK'nun 107. Maddesinin yürürlükte olduğu, davacının alacağı var ise başta bilirkişi raporu olmak üzere deliller toplandıktan sonra ortaya çıkacağından ve alacak var ise miktarı belirsiz olduğundan davalı vekilinin hukuki yarara ilişkin dava şartı itirazı yerinde görülmemiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde zaman aşımı def'inde bulunmuş ise haksız fiil tarihi .....olup, belirsiz alacak davasının 2 yıllık zaman aşımı süresi içinde açıldığı görülmekle, davalı vekilinin zaman aşımı defi yerinde görülmemiştir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur."; 85/1 maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”; 85/son maddesinde ise, “İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” düzenlemelerine yer verilmiştir. Anılan yasal düzenlemeler gereğince davalı sigorta şirketi, düzenlenen sigorta poliçesi ile sigortalı aracın sürücüsünün kusuru nedeniyle meydana gelen trafik kazalarında üçüncü kişilere verilen zararı, zararın türüne göre poliçede belirtilen teminat üst limiti ile üstlenmiştir.
Değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkindir. Bir aracın onarılmış durumdaki değeri; ne kadar iyi onarılmış olursa olsun (kural olarak) aynı nitelikte hiç hasara uğramayan araç değerinden düşük olacağı bilinen bir gerçektir. Söz konusu zarar hesaplanırken, araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki 2. el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınmaktadır. Bu zarardan, kazada kusuru bulunan araç sahibi/sürücüsü ile aracı ZMMS poliçesi ile sigortalayan sigorta şirketi müteselsil olarak sorumludur.
Davalı .....A.Ş.'nin .....plakalı aracı, kaza tarihini kapsar şekilde ZMMS poliçesi ile teminat altına aldığı anlaşılmıştır. Davalı taraf, sigortaladığı aracın sürücüsünün kusuru oranında dava konusu değer kaybı zararından sorumludur.
Kaza tespit tutanağının incelenmesinde, .....tarihinde, davacıya ait .....plakalı araç park halinde iken, davalı tarafça sigortalanan .....plakalı araç sürücünün davacıya ait araca çarptığı anlaşılmıştır. Davaya konu kazanın gerçekleşmesinde davacının aracının park halinde olması, herhangi bir kural ihlalinin olmaması nedeni ile Mahkememizce dava konusu kazanın meydana gelmesinde davalı tarafça sigortalanan araç sürücüsü %100 kusurlu bulunmuştur.
Mahkememizce zarar hususunda bilirkişi raporu alınmış, .....tarihli bilirkişi raporunda sonuç olarak; araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu, hasarın kaza ile uyumlu olduğu, onarım bedelinin 37.208,06 TL olduğu, araç rayiç değerinin 1.850.000,00.-TL olduğu, aracın pert olmadığı ve onarımının ekonomik olduğu, araçta oluşan değer kaybının 75.000,00 TL olduğu yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Dava tarihinden önce davalı sigorta şirketi tarafından davacıya herhangi bir ödeme yapılmamıştır. Dolayısyla davacının bakiye değer kaybı alacağının 75.000,00.-TL olduğu anlaşılmıştır.
Davacı vekili, .....tarihli talep arttırım dilekçesi ile değer kaybı alacağını 75.000,00 TL'ye yükseltmiştir.
Davacı vekili talep olunan alacağa kaza tarihinden itibaren faiz işletilmesini talep etmiş ise de davalı sigorta şirketi, kaza tarihinde temerrüte düşmemektedir.2918 sayılı yasanın 26.04.2016 tarihli 6704 sayılı yasayla değiştirilen 97.maddesine göre "Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir". Davacının başvurusu davalı sigorta şirketine .....tarihli tarihinde tebliğ edildiği, davalının daha önce kısmi ödeme yapmış olmasına göre başvuru evraklarının eksiksiz olduğunun anlaşıldığı, buna göre davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihinin .....olduğu anlaşılmıştır.
Davacı vekili talep olunan alacağa en yüksek mevduat faizi işletilmesini talep etmiş ise de .....plakalı aracın hususi nitelikte otomobil olduğu, davacının yasal faiz talep edebileceği anlaşılmıştır.
İzah edilen nedenlerle Mahkememizce aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Gerekçesi gerekçeli kararda açıklanacağı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile 75.000,00 TL değer kaybı tazminatının, .....tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
2-Alınması gerekli 5.123,25 TL harçtan, davacı tarafça peşin yatırılan 615,40 TL ile 1.280,81 TL tamamlama harcının mahsubu ile eksik 3.227,04 TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
3-Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00 TL ara buluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan başvurma harcı 615,40 TL, peşin harç 615,40 TL, tamamlama harcı 1.280,81 TL, bilirkişi ücreti 4.500,00 TL, tebligat, posta ve müzekkere gideri 175,80 TL olmak üzere toplam 7.187,41 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
5-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
6-Gider avansından artan kısmın hüküm kesinleşince Yazı İşleri Müdürü tarafından ilgilisine iadesine,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde HMK'nın 345. maddesi uyarınca, mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak (HMK'nın 343. maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek (HMK'nın 344. maddesi) suretiyle, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.
Katip Hakim